İçeriğe geç

Bilinmeyen 5 şey nedir ?

Bilinmeyen 5 Şey Nedir? (Bir İzmirli’nin Gözünden)

Bilinmeyen şeyler denince, aklımıza hep gizemli, karmaşık ve derin konular gelir, değil mi? Hani ne bileyim, “Evrenin sonu nereye?” ya da “Biz gerçekten yalnız mıyız?” gibi sorular. Ama gerçek şu ki, bazen en karmaşık şeyler, aslında en basit, en günlük yaşantımızda bile karşımıza çıkabilir. Mesela, neden kahve içmeden uyanamıyoruz ya da neden bilgisayarımız her zaman en kritik anlarda çöker? İşte, bu yazıda tam da bunları tartışacağım: Bilinmeyen 5 şey nedir? Bu yazıyı okurken, bir yandan kahvenizi yudumlayabilir, bir yandan da benim gibi bir İzmirli’nin iç sesini dinleyebilirsiniz.

1. Telefonum Neden Hep Kaybolur?

Bir sabah, yataktan kalktınız ve telefonunuzu bulamıyorsunuz. Bu, hiçbir zaman sıradan bir şey değil. O an yaşadığınız duyguyu tarif etmeye çalışmak bile zor. Telefonunuz her zaman masanın üstünde ya da en kötü ihtimalle koltukta olur, değil mi? Ama yok, bir şekilde kaybolmuş. Üstelik hiçbir şeyin doğru düzgün yerine koyulmadığı, her şeyin karıştığı bir odada, telefonun kaybolmuş olması insanı gerçekten derinden düşündürüyor.

“Yok ya, düşüp kaybolmuş olabilir mi?” diye düşünürken, tam o sırada telefonunuz sesli olarak sizi “Buradayım!” diye çağırıyor. Ve siz bu sesi, daha önce hiç duymadığınız kadar derinden duyuyorsunuz. Bu, telefonla ilişkinin bir başka bilinmeyeni: Nerede olduğunu kimse bilmez, ama her an bir şekilde geri geliverir.

“Yahu, bu telefon bir ruha mı sahip? Akşamdan sabaha kaybolmuştu, şimdi hani, işte burada!”

İç sesimle konuşmalarım bir yana, bu olayı, insanın kendi içindeki kaybolmuşluğu bir şekilde yansıtması olarak görmek de mümkün. Kim bilir, belki de telefonun kaybolması, evrendeki kaybolmuş şeylerin bir simgesidir.

2. Kahve İçmeden Uyandıktan Sonra Gerçekten Yaşar Mıyım?

Bunu birçoğumuz düşünüyoruz. Hani sabah uyandınız, gözlerinizin kenarında uykusuzluk izleri var, diliniz damağınıza yapışmış. Ve bir tek şey istiyorsunuz: Kahve. Bu sadece bir içecek değil, yaşamın bir anlamı. “Hayatta kalabilmek için neden bu kadar kahve içmemiz gerekiyor?” sorusu, aslında hiç de basit değil. Bunu her gün sorguluyor, ama bir yandan da o koca kahve bardağını her sabah içiyorsunuz.

Bir sabah, kahve içmeden uyanıp denemek istedim. Hani belki, “Bugün başka bir şey yaparım” diye düşündüm. Ama tam 20 dakika sonra, bir şekilde beynimde kahve eksikliği baş gösterdi. “Ben neden bu kadar yavaşım?” diye sormaya başladım. Derken, bir yudum kahve aldım ve hemen kendimi toparladım. İç sesim yine devrede: “Evet, biz kahveye bağımlıyız, ne var ki bunda?”

Ve yine de bilmediğimiz bir şey var: Neden kahve içmeden, sabahları hayatta kalamıyoruz? Hani bir insan neden bu kadar kahveye ihtiyaç duyar? Belki de gerçek soru şu: Kahve mi insanı uyandırıyor, yoksa biz mi kahveye ihtiyaç duyuyoruz?

3. Neden Kimse İşyerinde Araba Park Etmeye Başka Bir Yere Gitmez?

Düşünsenize, sabah işe giderken ya da akşamdan önce park yerinizi bulmaya çalışıyorsunuz. Arabalar yan yana sıralanmış, herkes kendi yerini bir şekilde bulmuş. Ama bir bakıyorsunuz, aynı arabalar her zaman aynı yere park ediyor. Hatta, birinin park ettiği yerin çok yakınında, boş bir alan var. Ama o kimse asla oraya park etmiyor. Neden?

Bilinmeyen şeylerden biri de bu. İşyerindeki park yerinde, kimse başka bir yere park etmeyi denemiyor. Biraz mizahi bir yaklaşım ama bence bu, aslında hepimizin yaşamın küçük düzenlerine ne kadar alıştığımızın bir göstergesi. “Sistem böyle işliyor” diyorsunuz, ama bir gün, bir başka yer bulmak için park yerini değiştirseniz ne olur? Bunu denediğinizde, insanlar size biraz garip bakıyorlar. “Burada park etmedin mi? Ne oldu?” diye soruyorlar.

İç sesim burada devreye giriyor: “Evet, çünkü kimse alışkanlıklarını değiştirmek istemiyor. Neden başka bir yere park edelim ki? O da bir bilinmeyen işte!”

4. Bilgisayarım Hep En Kritikten Sonra Çöküyor

Bunu hepimiz yaşadık, değil mi? Bir dosya üzerinde saatlerce çalıştınız, her şey mükemmel. Tam teslim etmeye hazırlanırken, bilgisayarınız bir şekilde çöküyor. Hani o an, hiçbir şeyin önemi kalmıyor. Bu tip durumlarda, insanın içindeki “yıkılma” hissi bir anda patlar. Hani o kadar uğraştınız ki, ama sonuç? Sıfır!

Bu noktada da bir soru soruyorum kendime: “Bir insan neden bilgisayarının her zaman en kritik anlarda çökeceğini bilir?” Bu, sanki evrenin kanunuymuş gibi. Bunu her zaman yaşıyoruz ve biliyoruz ama hala şaşırıyoruz. İşte bilinmeyenlerden biri de bu: Bilgisayar, en kritik anlarda size ihanet eder. Ve evet, yine iç sesim devreye giriyor: “Hadi ya, yine mi?”

5. Hangi Yönü Dönsem, Hep Aynı İnsanı Görüyorum!

Bir de son olarak, bazen bir arkadaşınızla ya da tanıdığınız biriyle yürürken, bir bakıyorsunuz sürekli aynı kişiyi görüyorsunuz. İkinci kez karşılaşıyorsunuz. Üçüncü kez… Aynı kişi, farklı zamanlarda. Ve bunu başka bir yerde de görüyorsunuz. Sanki bir döngüde sıkışıp kalmışsınız gibi.

Bilinmeyen şeylerden biri de bu. Dönüp bakınca, yaşamda karşımıza hep aynı insanlar çıkıyor. “Yine mi sen?” diye düşündüğünüzde, aslında bir soru daha aklınıza geliyor: “Acaba ben de başkalarının hayatında sürekli aynı şekilde karşıladıkları kişi miyim?”

Sonuç: Yaşam, Bilinmeyenlerle Dolu Bir Yolculuk

İzmir’de bir gün sahilde yürürken ya da arkadaşlarla oturup bir kafe köşesinde espri yaparken, hayatın bilinmeyenleri her zaman karşınıza çıkabilir. Ve bu bilinmeyenler, aslında ne kadar tanıdık bir şey olduklarına dikkatlice bakıldığında, yaşamın bir parçası haline gelir.

Bilinmeyen şeyler sadece “gizemli” değil, aynı zamanda çok komik ve düşündürücüdür. Kimse her şeyi bilmez, hatta bazen bazılarımız, basit şeylerde bile kaybolur. Ama bir şekilde, yaşam bize her zaman yeni bilinmeyenleri keşfetme fırsatı sunar. Ve işte, bunlar da hayatın güzellikleridir.

Şimdi, bir kez daha düşünün. Hangi bilinmeyenlerle karşılaşıyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

mecidiyeköy escort
Sitemap
hiltonbet giriş